Cinsel bilgiler

Kadında Cinsel Soğukluk « Cinsel Sorunlar

Cinsel soğukluk "cinsel birleşmeden gereğince zevk almamak" olarak tanımlanabilir. Cinsel birleşmenin en yüksek haz derecesi olarak kabul edilen orgazma ulaşamamaktan, bu derecenin biraz gerisinde kalmaktan başlayarak cinsel birleşmeden, en ufak bir zevk almak bir yana, nefret etmeye kadar değişen durumlara rastlanabilir.

Bir kadının cinsel bakımdan soğuk olması onun kısır olması demek değildir. Çünkü kadınlar hiç cinsel birleşme yapmadan da (örneğin sunî döllemede hekimin spermayı bir şırıngaya doldurup döl yatağına şırınga etmesinde olduğu gibi) gebe kalabilirler. Genel olarak bütün kadınlar yeterli bedensel ve ruhsal uyarmalarla hazırlandıkları takdirde cinsel birleşmeden zevk alabilirler. Kadınlardaki bu yetenek erkeklerdekinden daha az değildir. Ancak aşağıda belirtilecek olan nedenlerle - özellikle toplumumuzda - cinsel soğukluk daha çok kadınlar arasında görülmektedir.

Hiç orgazma erişemeyen ya da yetersiz orgazma erisen bir kadın için, evliliğini bir mezarlıkta yasıyor, denilebilir. Yeni evlenmiş bir kadının orgazma ulaşmayı öğrenebilmesi için belirli bir süre gereklidir. Ancak bu sürenin uzunluğu ya da kısalığı kadına göre değişir. Yapılan bazı araştırmalara göre, kadınların yüzde yirmi dördü ilk cinsel birleşme denemelerinde, yüzde yirmi yedisi evliliklerinin ilk bir kaç haftasında, yüzde yirmi altısı evlendikten bir yıl sonra, yüzde on altısı bir yıldan daha uzun bir süre sonra orgazma ulaşmışlar, yüzde yedisi ise orgazmı hiç bir zaman tadamamışlardır. Ancak, kadınların yüzde yirmi dördünün ilk cinsel birleşmede orgazmı başarabildikleri iddiası oldukça kuşku götürür bir sonuçtur. Yapılan bir başka araştırma kadınların ancak yüzde dördünün ilk cinsel birleşmede orgazma ulaşabildiklerini, yüzde ellisinin ise evliliklerinin ilk bir kaç haftasında aynı başarıya eriştiklerini belirtmektedir.

Bu konuda yapılan araştırmaların tümü göz önüne alındığı zaman ortaya çıkan sonuç şudur: Her dört kadından ikisi cinsel bakımdan soğuktur, (frijittir) Ancak, çoğu kez, yaklaşık olarak bir yıllık bir uğraşmadan sonra bu iki kadından biri kurtulabilir. Geriye kalan dörtte bir ise daha uzun bir süre soğukluk çekmeye mahkûmdur. Kadınların büyük çoğunluğu, soğuk olmalarının gerçek nedenini kocalarının beceriksizliğinde ararlar. Oysa, çoğu kez durumdan erkek kadar, hatta ondan daha fazla, kadın sorumludur.

Erkeklerin Sebep Olduğu Cinsel Soğukluk:

a) İlk Gece Yapılan Yanlışlar

ilk kez cinsel denemeye girişen erden bir kızın, bir miktar acı duyması olağandır. Ama eşinin anlayışlı ve yumuşak davranması bu acıyı geniş ölçüde azaltabilir. Erkeğin sabırsız, hoyrat, ya da düşüncesiz davranışları, kadında, cinsel birleşmeden acıdan başka bir şey beklenemeyeceği duygusunu uyandırabilir. Bu tür duygular zamanla çok derin bir korku haline gelebilir ve kadının cinsel yönden soğuk kalmasına yol açabilir.

b) Erkeğin Cinsel Aksaklık ya da Eksiklikleri

Penisin yeteri kadar sertleşememesi, erken meni gelmesi, çok büyük ya da çok küçük penis, cinsel soğukluğa benzer bir durum yaratabilir kadında. Ama aslında bu gerçek bir soğukluk değildir. Kadın bu tür kusurları olmayan bir başka erkekle doyuruya ulaşabilir. Böyle bir durum karsısında, erkeğin bir hekime görünmesi gereklidir.

c) Yanlış Cinsel Teknik

Genel olarak, kendi cinsel tekniğini ilerletmeye çalışan erkek, bunu yaparken eşinin cinsel gelişimini pek göz önüne almaz. Bunun sonucu olarak da, başlangıçta eşinin utangaçlık duyguları içinde olabileceğini düşünmez. Oysa bundan daha yanlış bir davranış olamaz. Erkek, kadınların alelacele öğrenilmiş, yalan yanlış uygulanan sevişme tekniklerinden hoşlanmadıklarını bilmelidir. Kendisi iyi niyetle hareket ediyor bile olsa, çok geçmeden eşinin soğuklaştığını görecektir.

Kadınların Kendilerinden Gelen Cinsel Soğukluk:

a) Cinsel Gelişimde Gecikmeler

Yumurtalıklardan gelme bir bozukluk ya da aksaklık dolayısı ile üreme organları gerektiği gibi gelişmemiş olabilir ve bu, kadında cinsel isteğin azalmasına ve giderek cinsel soğukluğa yol açabilir. Ama bu konuda fazla kaygıya kapılmak yersizdir. Kadın evlendikten sonra olgunlaşacak, fazla derin olmayan aksaklıklar kendiliğinden geçecek, ve sonunda orgazm mümkün olacaktır.

b) Üreme Organlarında İltihaplar

Parametritis (döl yatağı çevresindeki bağ dokusu iltihabı) çeken, ya da döl yatağında, yumurtalık tüplerinde, yumurtalıklarında ya da diğer üreme organlarından birinde iltihap olan kadınlar cinsel birleşme sırasında acı duyarlar. Dış organların tersine, iç üreme organları iltihapları kolay kolay farkedilemez ve çoğu kez iltihabın başlangıcında tedaviye başlanamaz. Bu yüzden kronik hale gelen bazı iltihaplar dolaylı olarak cinsel soğukluğa yol açabilir. İltihap, çocuk aldırma, doğum, ya da kirli ellerle dokunma yoluyla alınmış bel soğukluğu mikrobundan ya da bir başka mikrop dolayısı ile meydana gelmiş olabilir. Başka hiç bir nedenden ötürü cinsel soğukluk duymamış kadınlarda bile bu tür soğukluğa rastlanabilir.

c) Doğum Sırasında Açılmış Yaralar

Kadın doğum yaparken meydana gelen yırtılmalar ya da kesiklerin sonradan iyi tedavi edilmemiş olmaları, ya da üst üste yapılan doğumlar sonucu döl yolunun gevşemiş olması nedeni ile, cinsel birleşmeden zevk alamaz hale gelebilir ve bu da zamanla cinsel soğukluğa yol açabilir. Doğum sırasında meydana gelen yırtılma ne kadar ufak olursa olsun, hemen yeniden dikilmelidir. Bazı kadınlar, hekimin kestiği yeri yeniden dikmesine izin vermezler. Oysa, hekimin doğumu kolaylaştırmak amacı ile perineum'u (apış arası) kesmesi, sonradan yapılan dikiş iyi tutturulduğu takdirde, hiç de kaygı verecek bir işlem değildir. Bu işlemin cinsel duygular üzerinde her hangi bir etkisi olmaz.

d— Duygusal Baskılar

Cinsel ilişkileri günah ya da kirli sayan bir takım dinsel ya da toplumsal baskıların altında kalmış olan kadınlar cinsel yönden soğuk olabilirler. Bu tür soğukluk özellikle, bilgisizlikleri yüzünden cinsel birleşme sırasında hareketsiz kalan kadınlarda görülür.

e-- Duygusal Şok

Bir takım seyrek durumlarda, cinsel soğukluğun eskiden kalma bir ruhsal «yara»ya bağlandığı olur. Kadın, başından geçmiş olan bir cinsel zorlanma olayını ya da çocukluğundan hatırladığı cinsel oyunlar ya da daha önceki başarısız cinsel denemelerini unutamadığı için soğuk olabilir.

f— Homoseksüellik

Homoseksüel ilişkilerin kurulmasına etken olan bir çok ruhsal faktörlerden biri de erkeklerden tiksinme durumudur. Erkeklerden tiksinen bir kadının da onlara karşı soğuk olması olağandır.

g— Güzellik ve Çeşitli Nedenlerle, Kocayı Küçük Görmek

Güzelliği herkes tarafından övülen bazı kadınlar kendilerinden ve kendi görünüşünden başka bir şey düşünmez olurlar. Genellikle kocalarından memnun değildirler, her dakika daha iyi bir eş seçmedikleri için yakınırlar. Eşlerinin kendilerine son derece bağlı olmalarını, kendilerinden hiç bir şey esirgememelerini dilerler, ama bu konuda kendilerinden bir şey vermeye yanaşmazlar. Bu tür kadınlarını çoğu cinsel yönden soğuk olmaya yatkındırlar.

h— Gebe Kalma Korkusu

Bir kadın ister çocuk sahibi olsun, ister hiç çocuk yapmamış olsun, artık çocuk istememekte kesin kararlı ise, cinsel bakımdan soğuklaşabilir. Doğum kontrolü ve kürtaj işleminin yaygınlaşmaya başlamış olması, bu nedenle meydana gelen soğuklukları oldukça azaltmıştır. Ama sık sık çocuk aldırmış kadınlar arasında bile bu tür soğukluğun kurbanı olanlar görülür, çünkü durmadan kürtaj yaptırmak hoşa giden bir şey değildir. Ayrıca bir kadının kürtaj sırasında karşılaşabileceği komplikasyonlar «gebe kalmak» tehlikesini onun gözünde büyüterek cinsel soğukluğuna yol açabilir.

Çevre ile İlgili Cinsel Soğukluk:

a— Ev İçindeki İlişkiler

Kayınbaba ya da anası ile, görümceleri ya da kayınbiraderleri ile ya da kendisi ile aynı evde oturan diğer akrabalar ile iyi geçinemeyen bir kadın cinsel bakımdan soğuklaşabilir. Bu durumda olan bir kadın, aslında kocasına karsı olan hoşnutsuzluğunu dolaylı bir yoldan belirtmektedir,

b— Yatak Odasının Uygun Olmayışı

Çiftin yatak odasının üçüncü bir kişi tarafından paylaşılıyor olması, ya da hemen bitişiklerindeki odada bir başkasının yatıyor olması, ya da örneğin banyoya giden yolun çiftin yatak odasından geçmesi gibi durumlarda, kadın cinsel birleşme sırasında birinin odaya girebileceği korkusu ile her an tetikte olmak zorundadır. Bu durum, giderek cinsel soğukluğa yol açabilir.

Yukarda kısaca özetlenen nedenlerden ötürü kadında cinsel soğukluk meydana gelebilir. Çoğu kez, adı geçen nedenlerden bir kaçı birleşerek cinsel soğukluğun doğmasında etken olurlar. Bu yüzden, cinsel bakımdan soğuk (frijit) olan bir kadın, kadın hastalıkları uzmanının yanı sıra bir de ruh hastalıkları uzmanına görünmelidir.

Sigara Hamileliği Önlüyor « Genel

Oxford Üniversitesi bilim adamlarının yaptığı ve sonuçları Journal of Biosocial Sciences Dergisi tarafından yayınlanan araştırmaya göre, sigara içen bir kadın, içmeyen bir kadınla aynı anda hamile kalma kararı alsa bile ancak 2 ay gecikmeyle bu amacına ulaşabiliyor.

Bilim adamları, sigara tiryakisi anne adaylarının bu alışkanlıklarını terk etmelerinden 1 yıl sonra ise hiç sigara içmemiş kadınlarla aynı duruma geldiklerini ve yeniden hızla hamile kalma yeteneklerini kazandıklarını belirtiyor.

569 kadın üzerinde, bu kadınların sigara konusundaki bütün alışkanlıklarını incelemeye yönelik bir araştırma yapan bilim adamları, sonuçların, sigaranın, hamile kalma sürecindeki kadınlara verdiği zararı bir kez daha kanıtladığına işaret ediyor. Bilim adamları, araştırmaya katılan 114 kadının hamile kaldıktan sonra doğuma kadar geçen sürede de sigara içmeyi sürdürdüklerine işaret ederken, bunun sonuçlarıyla ilgili bütün olumsuzluklara da dikkat çekti.

Bilim adamları, annenin hamilelik boyunca sigara içmeyi sürdürmesinin bebek ölümlerine ve bebeklerde solunum yolu hastalıklarına yol açtığına işaret ederken, sigaranın, kadının hamile kalma şansını azaltmasını da sigara dumanında bulunan antiöstrojenik maddelerin yumurtlama üzerindeki olumsuz etkilerine bağladı. Bilim adamları, sigaranın ayrıca kısa vadede de yumurtanın kalitesini bozarak döllenmiş yumurtanın rahme yerleşme şansını azaltabileceğini bildirdi.

Cinsel İlişkiye Hazırlık « Genel

1. ATMOSFER

İnsan yapısı, öteki yaratıkların tersine heyecanlara karşı davranışta bulunabilme yeteneğine sahip bir ruh ile donatılmıştır. Bazı ayrıklıklar dışında, cinsel ilişki için uyarılmaya bir hazırlık aşaması gereklidir.

Bu faaliyet doğrudan doğruya bedensel uyarılmayı içine almaz. Cinsel isteklerin uyarılması daha çok görme, koklama ve işitmeyle olur. Değişik türde uyarılmaların oluşturduğu cinsel atmosfer, cinsel istekleri doğal yoldan sağlar; vücut ve ruhu, her ikisini birleştirir.

Duyguları okşayan müzik, renkler, sanat, resimler, davranış ve kokuların önemi gayet iyi bilinir. Fakat bunların en önemlisi karşılıklı konuşmadır. Dr. Van De Velde cinsel ilişkiye hazırlık yollarının en etkilisinin konuşma olduğunu kesinlikle ileri sürmektedir. En önemlisi ise sevgidir ve bunun etkisi kendi kendisine telkin ve karşılıklı telkine bağlıdır.

Gündelik evlilik yaşamında konuşmanın önemini unuturuz. Koca içini çekip, şöyle söyleyebilir: "Ben sana sevgi üzerine ne biliyorsam, hepsini söyledim." Evli bir kadın utangaç bir bakışla şöyle diyebilir: "Erkeğin görevi bu konuda kadınla konuşmaktır." Her ikisi de haksızdır. Erkeğin okşamalarından mutluluk duyan kadın, tatlı aşk fısıltılarıyla karşılık verir. Kadın ara sıra bazı sözler duymak ister. Fakat, bu, her şey olup bittikten sonra, insanın nefesini kesici bir yığın sıfat işitmek istediği anlamına gelmez.

Kadın, "seni seviyorum", gibi içten kelimelerin söylendiği bir konuşmadan mutlu olur. Her ne kadar erkek sevgi sözleri söylemeye pek fazla yanaşmasa da, kendisine sevgi dolu sözler söylendiğinde, bundan hiç de hoşlanmaz değildir. Hatta bu gibi sözler, onda cinsel istek bile uyandırabilir.

Erkek ve eşi, evlilik öncesi yılları ve evliliklerinin ilk zamanlarını anımsamalıdır. O zamanlar nasıl aşk fısıltılarının özlemini duymuşlardır! Sevgi dolu sözlerin onları sadece manevi sevgiye uyarmakla kalmadığını, aynı zamanda düzenli, sürekli kendisini yenileyen bir sevgiyi sağladığını hiç bir zaman unutmamalıdırlar.

Aşk oyununa götüren, gitgide koyulaşan atmosfer içinde, bölgesel uyarılma daha başlamadan, cinsel organların içindeki irade dışı salgılama çalışması başlar. Bu da cinsel ilişkilerin bir sonraki aşamasına, okşamalara götürür.

2. HAZIRLAYICI OKŞAMALAR

Cinsel ilişki öncesinde okşamalar sadece kadın için gerekli değildir; erkeğin de buna gereksinimi vardır. Heyecan öpüşmeyle başlar, kucaklamalarla, vücudun çeşitli kısımlarının, özellikle cinsel organların ilişkisiyle artar. Çoğunlukla okşamalara erkek başlar. Bu, evliliğin ilk zamanlarında yeterli olabilir; fakat kendisi okşamalara başlamayı reddeden kadın, kısa zamanda kocasının sevgisini yitirecektir. Öte yandan okşamalar salgılamayı artırır, kanın cinsel organlara dolmasını sağlar ve cinsel ilişki için hazırlıkları tamamlar.

Erkek, kadın kadar çok sıvı salgılamaz. Bu az oluş büyük bir sorun değildir. Fakat kaygan sıvıyı kadının çok az salgılaması, cinsel ilişkiyi zorlaştırır ve cinsel ilişkiden sonraki aktiflik üzerine olumsuz etki yapar.

Aşk fısıltıları kolayca okşamalara götürür; eşlerden biri ötekini yönetmeden, her ikisi birden aynı anda da buna başlayabilirler. Cinsel birleşim sırasında erkek ve kadın normal olarak bir sessizlikler ve karanlıklar dünyasına gömülürler ve böylece büyük bir zevk tadarlar. Fakat bu, odanın karanlık olması anlamına gelmez. Aşk fısıltıları ve arada dile getirilen mutluluk itirafları, çifte karşı konmaz, bedensel bir heyecan, libido sağlar ve onları sadece kendilerine ait olan bir dünyaya götürür.

Burada erkeğin ve kadının dikkat etmeleri için bazı uyarılarda bulunmak gerekir. Cinsel organlar başlangıçta daima yumuşak hareketlerle uyarılmalıdır. Daha sonra, salgılama başlayınca, uyarma gitgide artırılabilir. Başlangıçtaki birdenbire, şiddetli uyarma, acı hissi ve iltihaplanmaya neden olabilir.

Özellikle penisin baş kısmına sabırsızca yapılacak kuvvetli uyarmalardan kaçınılmalıdır. Bazıları kadının kaygan salgısı az olduğunda tükrüğe başvurur. Fakat buna tam anlamıyla güvenilmemelidir. Bunun yerine salgının doğal yoldan çıkışını başka şekilde sağlamaya çalışılmalıdır.

Tutkulu okşamalar, kuvvetli uyarılmanın tek yoludur. Dört gözle beklenen anda hareketlerin yavaşladığını ve yumuşadığını akıldan çıkarmamamız gerekir. Ritmik uyarmalar zevk duygusunu artırmak için çok etkili olabilir.

Evlilikte okşamalar, evlilik öncesindekilerden pek az farklıdır. Her türlü okşama, hatta cinsel organların ağız yolu ile uyarılması bile doğal ve normal olarak kabul edilmelidir. Eşlerden her biri, aralarına soğukluk girmemesi için, hangi çeşit okşamaya başvururlarsa vursunlar, vücutlarını temiz tutmalıdırlar. Her gece yatağa girmeden cinsel organlarını yıkamaya alışmalı, ilişkide bulunmasalar bile bunu savsaklamamalıdırlar.

Akşamları banyo yaptıktan sonra tuvalete giderlerse de yıkanmalıdırlar. Çünkü, cinsel organlar vücut dışkılarını dışarı atmaya da yarar. Bu gerçek, cinsel yaşamda unutulmamalıdır.