Cinsel bilgiler

Frengi (Sifiliz) « Cinsel Sorunlar

Frengi, "Treponema pallidum" adı verilen bir bakterinin (mikrop) neden olduğu, cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde, bu bakteri zaman içerisinde vücuda yayılarak birçok organda hasara neden olur.

Frengi en sık rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. 1995 yılı, Dünya Sağlık Teşkilatı tahminlerine göre, her yıl yaklaşık 12 milyon kişi hastalığa yakalanmaktadır. Hastalık en sık Güney ve Güneydoğu Asya'da görülmektedir. Son yıllarda Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan bağımsızlıklarını yeni kazanmış devletlerde de hastalığın giderek arttığı bildirilmektedir.

Hastalık; penis, vajina, anüs (makat) ya da ağız yolu ile bulaşır. Mikrobun sağlam kişiye bulaşmasından sonra ilk belirtiler 10 gün ile 3 ay içerisinde ortaya çıkar. Hastalıkta bir veya daha fazla sayıda, üstü açık, bir santimetre boyutlarında, sert, ağrısız "şankır" adı verilen yaralar oluşur. Bu yaralar, genelde bakterinin ilk bulaştığı cinsel organlar etrafında oluşur. Mikrop daha sonra kan yolu ile bütün vücuda yayılır. Kasık ve boyun lenf bezleri şişebilir.

İster tedavi edilsin, ister edilmesin, frengi şankırı birkaç hafta içerisinde kendiliğinden kaybolur. Tedavi görmeden yaraların iyileşmesi, hastalığın iyileşmesi anlamına gelmez. Bu devrede tedavi edilmeyen hastalarda, hastalık ilerler.

Hastalık şankır döneminde tedavi edilmez ise, yaraların ortaya çıkışından itibaren 3-6 hafta içerisinde, ellerde, ayaklarda ve vücudun diğer kısımlarında kırmızılıklar (döküntüler) oluşur. Bu kırmızılıkların olduğu bölgelerde de bakteri bulunmaktadır.

Bakteri, fiziksel temas sonucu, bu bölgelerdeki yara, sıyrık gibi kısımlardan sağlam kişiye bulaşabilir. Döküntüler genellikle birkaç hafta ya da ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Döküntüleri ile birlikte; hafif ateş, yorgunluk, baş ağrısı, boğaz ağrısı gibi belirtiler de bulunabilir. Tedavi edilmeyen vakalarda dahi, bu belirtiler kendiliğinden kaybolabilir. Frenginin ikinci dönemi olarak bilinen bu dönem 1-2 yıl devam edebilir.

Gerek birinci, gerekse ikinci dönemde tedavi edilmeyen frengi vakalarının üçte birinde, hastalık, uzunca bir süre sessiz kaldıktan sonra daha ileri bir döneme gider. Bakteri, kalp, gözler, beyin, sinir sistemi, kemikler, eklemler başta olmak üzere vücudun birçok yerinde hasarlara neden olur. Bunun sonucu ruhsal bozukluklar, körlük, felçler ve ölüm meydana gelir.

Tedavi edilmeyen frengili gebe kadından, bakteri, hamilelik esnasında bebeğe bulaşabilir. Bulaşım riski %70 dolayındadır. Bu gebelerin ise yaklaşık %25'i, ölü doğum ya da erken dönem bebek ölümü nedeni ile çocuklarını kaybederler.

Hastalık mikrobu kanda da bulunduğundan kan donörlerinde frengi testi yapılır. Test sonucu hastalık bulunduğu anlaşılırsa kan başkalarına verilmez. Kontrolsüz kan nakli ile hastalık sağlam kişiye bulaşabilir.

Frenginin ilk belirtileri, diğer bazı hastalıklarda da bulunabilir. Bu nedenle hastalık tanısı sadece doktor tarafından konulabilir. Doktor, yaralardan alacağı örnekte, mikroskop altında bakteriyi görebilir. Bunun yanında tanı koymaya yardımcı kan testleri de vardır. Ancak, ilk 3 ay testlerin yalancı negatif sonuç (mikrobu taşıdığı halde negatif sonuç çıkması) verebileceği de akılda tutulmalıdır.

Frengi, genellikle penisilin tedavisi ile kolayca iyileşir. Penisilin dozu ve uygulama şekli doktor tarafından belirleneceğinden, cinsel organları etrafında frengi şankırı olanlar, kendi kendilerine ilaç kullanmamalıdır. Tedavinin başlangıcından genellikle 24 saat sonra bulaştırıcılık kaybolur.

Nasıl Korunulur?

Cinsel ilişkide kondom kullanınız.

Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayınız.

Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayınız.

Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini belleğinizden çıkarmayınız.

Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorunuz.

Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırınız.

Sertleşme ve Boşalma « Genel

Erkeğin cinsel hareketinin en önemli ön şartı, erkeklik organının (penis) sertleşmesidir. Bu noktada erkek ve kadın birbirlerinden iyice farklılaşırlar. Penis, karnın alt kısmından çıkan ve ucu penisin baş kısmında son bulan bir deri ile örtülüdür. Penisin baş kısmı bir sümüksü tabaka ile kaplıdır ve içinde sayısız sinir uçları bulunur. Penis, damarlardan oluşan süngersi bir yapıya sahiptir, ortasından sidik borusu geçer.

Boşalma sırasında süngersi kısım toplardamar değil, atardamar kanı ile doludur. Onun için penis sertleştiği zaman ısınır ve nabzın atışı burada görülebilir. Böyle bir sertleşme üç etkenden dolayıdır:

1. Doğrudan doğruya penisin baş kısmına ve penisin çevresine yapılacak yumuşak uyarma hareketi beyne iletilir; bunun sonucunda bir refleks hareketi ile kan sünger dokuya akar, penisin sertleşmesini sağlar.

2. Duygusal heyecanlanma sonucu sertleşmede, doğrudan doğruya beyin sertleşme emrini verir. Bu durum yetişme çağındaki erkeklerde bölgesel uyarılmalardan daha çok görülür.

3. Sidik torbasının dolu olmasıyla refleks hareketi şeklinde görülen sertleşmelere sabah erken saatlerde rastlanır.

Cinsel heyecan sırasında sertleşme ile birlikte penisin kök kısmında, sağ ve sol taraflarda bulunan Cowper salgı bezleri kaygan bir sıvıyı -az miktarda saydam, alkalik bir sıvı- sidik borusuna salgılar. Bu sıvı penisin baş kısmını nemlendirir ve böylece penisin vaginaya girmesini kolaylaştırır. Alkalik salgı idrarın akmasıyla asitlenen sidik borusunu nötür hale getirir, böylece de asitlere karşı çok az dayanıklı olan tohum hücrelerinin buradan geçerken zarar görmemesini sağlar.

Salgılama, doğrudan doğruya uyarma, örneğin sertleşme sırasında penise dokunmakla artırılabildiği gibi, daha önce oluşan ruhsal ve cinsel heyecanlar sonucu da ortaya çıkabilir. Kısaca toparlamak gerekirse, sertleşme doğrudan doğruya penisin uyarılmasıyla olabilir; fakat bunun ardından ruhsal heyecan gelmediği sürece salgılama görülmez.

Cinsel alanda bilgisiz erkek bu salgılama olayını yanlış yorumlar, erken boşalma sanır ve bundan dolayı üzüntüye kapılır. Saçma bir şeydir bu. Kadınlar da penisin sertleşmesini cinsel arzuların belirtisi sanmamalıdır. Örneğin çok yorgun ve bitkin düşmüş bir erkek, doğrudan doğruya penisi uyarmakla, onun sertleşmesini sağlayabilir. Fakat Cowper salgı bezlerinin salgısı olmadığı için, cinsel ilişkiye karşı içinde tam bir istek duymaz. Böyle durumlarda penisin kuvvetli uyarılmalarında bile cinsel istek uyanmayacak, tam tersine acı duyulacaktır.

Sertleşme ve kaygan sıvının salgılanması, vaginaya girişi önceden hazırlarlar. Bunun ardından, sürtünmeyle artırılan heyecan son aşamadadır ve bir refleks hareketi ile boşalma olayı oluşur. Bu zorunlu bir reflekstir. Erkek istediği kadar denesin, bunu önleyemez veya yarıda kesemez. Şunu daima anımsamamız gerekir: Artan u-yarılma sonucu boşalma, penisin doğrudan doğruya uyarılmasına değil, daha çok ruhsal uyarılmaya bağlıdır.

Örneğin erkeğin kendi kendini tatmin edişi bunu açıklar. Olağanüstü oranda meni stoku olan bir erkek, seri bölgesel uyarmalarla kendini şiddetle heyecanlandırabilir. Fakat başka bir durumda sadece aşk yaşantılarını akıldan geçirmekle de boşatabilir.

Boşalmanın Gecikmesi « Cinsel Sorunlar

Düşüncelerin başka konulara yöneltilmesiyle boşalmanın planlı şekilde geciktirilişi alışkanlık haline gelebilir ve gerektiği zaman boşalmayı olanaksız kılabilir. Geciktirilen boşalmanın başka bir sonucu da boşalmanın birleşim uzadığı için çok geç kalmasıdır. Cinsel organlardaki uyarılma ne kadar fazla olursa olsun, erkek istediği halde boşalma olamaz.

Bu arada o kadar bitkin düşmüştür ki, cinsel birleşimi yarım bırakmak zorunda kalır. Orgazmı kocası ile birlikte tatmaya alışan kadın, sabırsızlıkla bekler ve sürekli uyarılma ona acı verir. Cinsel ilişkiden zevk alınmalıdır; fakat zevk duygusunu çok fazla uzatan erkek, kısa zamanda bütün zevkini yitirebilir.

Bay K., -28 yaşında- üç yıllık evlidir. Altı aydan beri geciken boşalmadan yakınmaktadır. Sonunda çoğu kez boşalamamaktadır ve cinsel birleşimi tamamlayamadan yarıda kesmek zorunda kalmaktadır. Bu, bayan K.'yi isterik duruma getirmiştir. Bay K., evlendiğinden beri boşalmasını isteyerek geciktirdiğini söylemektedir.

Altı ay sonra eşiyle birlikte orgazma ulaşmayı hemen hemen gerçekleştirmiştir. Ondan sonra aklına, her kezinde eşini iki kez orgazma götürmek gibi parlak bir düşünce gelmiştir. Bazen başarılı bile olmuştur bunda. Fakat hırs ve gururu, bununla da yetinmemiştir.

Kendisini, her kezinde başarılı olmak için frenlemeye zorlamıştır. Bunda da başarı göstermiştir. Fakat bay K., ayırdında olmadan çok tehlikeli bir yola girmiştir. Bu sürekli aşırı uyarılma, onun içini kemirmeye, onu kolayca yormaya başlamıştır.

Sonunda yanlış davrandığını ayırt etmiş fakat artık iş ister geçmiştir. Şimdi cinsel birleşimi kısa zamanda tamamlamaya çalışmakta, eşiyle aynı anda orgazma varmayı istemekte, fakat boşalmak için ne kadar fazla çaba gösterirse, boşalma o kadar zor olmaktadır. Gitgide bay K., daha fazla bedensel ve ruhsal yorgunluktan yakınmaktadır.

Zorluk ve şaşkınlık onun kendine güvenini yitirmesi sonucunu doğurmuştur; bu ıstırap gitgide boşalmayı geciktirmektedir. Bayan K., değişikliği duyumsamaktadır ve onun da kendine güveni azalmaktadır. Erkeğin o kadar uzun süren hareketleri bile, bayan K.'yi orgazma götürememektedir, yalnızca acı vermektedir. Zevk almak şöyle dursun, bayan K. eşinin yeniden başarısız kalacağı kuşkusunu bir türlü içinden silememektedir.

Boşalmayı çabuklaştırmak için ateşli ileri geri hareketler yardımcı olamaz. Bunun yerine, penisin baş kısmının kenarlarını (Corona) uyaracak bir yöntem uygulanmalıdır. Baş kısmın vagina ağzına sürtündüğü, penisin ileri geri çekilmesi fena yol değildir; bu boşalmayı çabuklaştırmak için, etkili bir uyarılma sağlar. Kadınların çoğu heyecanlarının bir noktasında bir süre eşlerinin boşalmasını bekler ve birlikte orgazma ulaşır. Fakat boşalma çok gecikirse, kadın daha fazla bekleyemez ve erkekten önce orgazm olur.

Kadın, erkeğin boşalmasından önce birkaç kez orgazm olsa bile, hâlâ son orgazmı erkekle birlikte tatmayı umar. Erken boşalmak gibi, eşinin orgazmından sonra boşalmak da, erkek için pek hoş bir şey değildir.